
Fiziksel dünyada sadece bir gerçek olmasına rağmen, her insan bunu değişik algılar. İnsan sayısı kadar algılama vardır. Bu farklı algılayış farklı davranış biçimlerinin doğmasına sebep olur. Çünkü algılayış davranışı etkiler. Bardağın yarısının dolu veya yarısının boş olduğu örneğinde olduğu gibi. Algılayış değişince davranış değişir. İletişim kazalarının temelinde bu algılayış farklılıkları yatar.
Bilinenin aksine insanlar fiziksel dünyadaki deneyimlediklerini veya gördüklerini bir fotoğraf gibi zihinlerine kodlamazlar. Her insanın farklı bir beyin işletim sistemi olduğunu söyleyebiliriz.
İnsanlar fiziksel dünyada karşılaştıkları olayları bir resim halinde zihinlerinde kodlarlar. Yani gerçeğin kendilerine uyan bir resmini yaparlar ve bu resim normal olarak kişiden kişiye farklılık gösterir. NLP’deki “ Harita arazinin kendisi değildir” önermesi de buradan doğar. Arazi gerçekliği temsil eder ve tektir. Fakat insanlar sahip oldukları algılayış farklılıkları sebebiyle bu araziyi temsil eden farklı haritalar yaparlar. Birinin haritasında, arazideki çetin, geçilmez dağlar varken, bir diğerinin haritasında o dağların olağan üstü manzarası, karla kaplı tepelerin güzelliği vardır. Birinin haritasında, karla kaplı tepeden gelen esintinin yüzünde yarattığı hoş serinlik duygusu varken, bir diğerinde o rüzgârın uğultusunun getirdiği ürperti vardır. Bir gerçek araziye rağmen, binlerce farklı harita vardır. Bunda yanlış bir şey yoktur. Bu insanın doğasının bir sonucudur.
Burada önemli olan herkesin kendine ait ve doğru kabul ettiği bir haritasının olduğunun farkında olmaktır. Aynı olay farklı kişilerde farklı sonuçlar doğurabilir. Bunun farkında olmak başkalarını anlama konusunda ilk adımı atmaktır. İletişim kazalarını bu şekilde önleyebiliriz. Çocukluk dönemimde insan dışarıda olanı olduğu gibi algılar. Yaş ilerledikçe algılayış farklılıklarına sebep olan filtreler devreye girer. Farklı filtreler farklı algılamalara, farklı algılamalar da farklı haritalar yaratmamıza sebep olur. Filtreleri gözümüzün önündeki değişik miktar ve şekildeki gözlükler olarak hayal edebiliriz. Her bir mercek, var olan gerçeği değişik görmemize sebep olur.
Evrensel modelleme sistemleri olan silme, bozma, genelleme; sahip olduğumuz görsel, dokunsal ve işitsel temsil sistemleri; dünyayı algılama biçimimizi oluşturan değer ve inançlarımız; davranış kalıplarımız ve fizyolojimiz var olan filtrelerimizdir. Yani gerçeği farklı görmememize sebep olan mercekler. Eğer sizin “Çalışılarak zengin olunmaz” inancınız varsa zengin olan insanlara bakış açınız değişir ve onlarla iletişiminiz iyi olmaz. Böylece iletişim kazaları oluşur, insanlar anlaşılmadıklarından şikâyet etmeye başlar, bir kaşık suda fırtınalar kopmaya başlar. Bunun peşinden dargınlıklar, küslükler hatta sonucu kötü biten olaylar olur.
İletişim kazalarını önlemenin bir yolu empati kurmaktır. Diğerinin olayları farklı bir pencereden gördüğünün bilincinde olarak kendini onun yerine koymaya çalışarak, olaylara bakmak gerekir. İnsanların farklı haritaları olduğunu bilmek sizin davranışınızı değiştirir Bu yazının sonucunda başkaları ile iletişiminizin olumlu yönde değişeceği gibi. Diğer bir yöntemde, sahip olduğunuz filtrelerin farkına varmak, bu filtreleri temizlemektir. Bu konuda NLP gibi kişisel gelişim eğitimlerine katılmak ve bilginizi artırmak faydalı olabilir.
Çırağan Kişisel Gelişim Merkezi